Ana Sayfa  •  Forum  •  Arama  •  Seçenekler  •  Gruplar  •  Hesap Aç  •  Hesabınız  •  Kişisel Mesajlar  •  Yeni Konular  •  İletişim  •  Toplist

 •  Radyo  •  Oyunlar  •  Üye Blog  •  Makaleler  •  Şarkı Sözü  •  Player  •  Linkler  •  Seviye  •  Etkinlikler  •  Yönetim  •  Arşiv  •  Oturum Aç
Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »
Yazar Mesaj
karakefen
Süper Moderatör
Süper Moderatör


Yaş: 21
Kayıt: 16.07.2007
Mesajlar: 885
Şehir: kayseri-ankara
turkey.gif
MesajTarih: 30th Ağustos 2007, 13:51  Mesaj konusu:  Rapunzel
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş.

Bir gün pencereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. O anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş.

“Ya bu marullardan yerim ya da ölürüm” demiş kendi kendine. Yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.

Sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin bahçe duvarına tırmanmış, bahçeye girmiş ve bir avuç marul yaprağı toplamış. Ancak, o bahçeye girmek büyük cesaret istiyormuş, çünkü orası güçlü bir cadıya aitmiş.

Kadın kocasının getirdiği marulları afiyetle yemiş ama bir avuç yaprak ona yetmemiş. Kocası ertesi günün akşamı çaresiz tekrar bahçeye girmiş. Fakat bu sefer cadı pusuya yatmış, onu bekliyormuş.



“Bahçeme girip benim marullarımı çalmaya nasıl cesaret edersin sen!” diye ciyaklamış cadı. “Bunun hesabını vereceksin!”

Kadının kocası kendisini affetmesi için yalvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları nasıl canının çektiğini, onlar yüzünden nasıl yemeden içmeden kesildiğini bir bir anlatmış.

“O zaman,” demiş cadı sesini biraz daha alçaltarak, “alabilirsin, canı ne kadar çekiyorsa alabilirsin. Ama bir şartım var, bebeğiniz doğar doğmaz onu bana vereceksiniz.” Kadının kocası cadının korkusundan bu şartı hemen kabul etmiş.

Birkaç hafta sonra bebek doğmuş. Daha hemen o gün cadı gelip yeni doğan bebeği almış. Bebeğe Rapunzel adını vermiş. Çünkü annesinin ne yapıp edip yemek istediği bahçedeki marul türünün adı da Rapunzel’miş.

Cadı küçük kıza çok iyi bakmış. Rapunzel oniki yaşına gelince, dünyalar güzeli bir çocuk olmuş. Cadı bir ormanın göbeğinde, yüksek bir kuleye yerleştirmiş onu. Bu kulenin hiç merdiveni yokmuş, sadece en tepesinde küçük bir penceresi varmış.

Cadı onu ziyarete geldiğinde, aşağıdan “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenirmiş. Rapunzel uzun örgülü saçlarını pencereden uzatır, cadı da onun saçlarına tutuna tutuna yukarı tırmanırmış.

Bu yıllarca böyle sürüp gitmiş. Bir gün bir kralın oğlu avlanmak için ormana girmiş. Daha çok uzaktayken güzel sesli birinin söylediği şarkıyı duymuş. Ormanda atını oradan oraya sürmüş ve kuleye varmış sonunda. Fakat sağa bakmış, sola bakmış, ne merdiven görmüş ne de yukarıya çıkılacak başka bir şey.

Bu güzel sesin büyüsüne kapılan Prens, cadının kuleye nasıl çıktığını görüp öğrenene kadar hergün oraya uğrar olmuş. Ertesi gün hava kararırken, alçak bir sesle “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenirmiş. Sonrada kızın saçlarına tutunup bir çırpıda yukarı tırmanmış.

Rapunzel önce biraz korkmuş, çünkü o güne kadar cadıdan başkası gelmemiş ziyaretine. Fakat prens onu şarkı söylerken dinlediğini, sesine aşık olduğunu anlatınca korkusu yatışmış. Prens Rapunzel’e evlenme teklif etmiş, Rapunzel’de kabul etmiş, yüzü hafifçe kızararak.

Ama Rapunzel’in bu yüksek kuleden kaçmasına imkan yokmuş. Akıllı kızın parlak bir fikri varmış. Prens her gelişinde yanında bir ipek çilesi getirirse, Rapunzel’de bunları birbirine ekleyerek bir merdiven yapabilirmiş.

Her şey yolunda gitmiş ve cadı olanları hiç farketmemiş. Fakat bir gün Rapunzel boş bulunup da. “Anne, Prens neden senden daha hızlı tırmanıyor saçlarıma?” diye sorunca herşey ortaya çıkmış.

“Seni rezil kız! Beni nasıl da aldattın! Ben seni dünyanın kötülüklerinden korumaya çalışıyordum!” diye bağırmaya başlamış cadı öfkeyle. Rapunzel’i tuttuğu gibi saçlarını kesmiş ve sonrada onu çok uzaklara bir çöle göndermiş.

O gece cadı kalede kalıp Prensi beklemiş. Prens, “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenince. cadı Rapunzel’den kestiği saç örgüsünü uzatmış aşağıya. Prens başına neler geleceğini bilmeden yukarıya tırmanmış.

Prens kederinden kendini pencereden atmış. Fakat yere düşünce ölmemiş, yalnız kulenin dibindeki dikenler gözlerine batmış. Yıllarca gözleri kör bir halde yitirdiği Rapunzel’e gözyaşları dökerek ormanda dolaşıp durmuş ve sadece bitki kökü ve yabani yemiş yiyerek yaşamış.

Derken bir gün Rapunzel’in yaşadığı çöle varmış. Uzaklardan şarkı söyleyen tatlı bir ses gelmiş kulaklarına.

“Rapunzel! Rapunzel!” diye seslenmiş. Rapunzel, prensini görünce sevinçten bir çığlık atmış ve Rapunzel’in iki damla mutluluk göz yaşı Prensin gözlerine akmış. Birden bir mucize olmuş, Prensin gözleri açılmış ve Prens görmeye başlamış.

Birlikte mutlu bir şekilde Prensin ülkesine gitmişler. Orada halk onları sevinçle karşılamış. Mutlulukları ömür boyu hiç bozulmamış


Başak Cinsiyet:Bay Kedi Çevrimdışıkarakefen kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Mesajları göster:      

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »
 Rastgele Konular   Cevaplar   Yazar   Gösterim   Son Mesaj 
Yeni mesaj yok Bir Dersten Çakmadan Önce Söylenen Son Sözler 57 RockLand 4852 14th Ağustos 2008, 18:37
Syntinen Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Ellerimde Bir Göztaşı.. 2 miSsChE 756 19th Kasım 2006, 20:54
miSsChE Son gönderilen mesajlar

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Reklam Alanı
Türkçeyi Koru ! -

Karanlık, bir ışıkla dehşet verir aslında çünkü yalnız kalamazsın gölgen vardır yanında..

Google RSS    Yahoo RSS    Favorileye Ekle   Bloglines RSS    MSN RSS   

Metal | Sözlük | English | Blog | Dizin | Toplist | Msn Nickleri | Biyografiler | Diskografiler | Haberler | Videolar | Türler | Etiketler | Gothic | Duman6 | Resim | Rock
Rock Arsiv - Sitemap - Sitemap2 - Sitemap3 - Sitemap4 - Sitemap5 - Sitemap6 - Rock Arsiv2

rock, metal, punk, gothic, müzik, lyrics, şarkı sözleri, diskografi, biyografi, gruplar, video, haber, resim, akor, kültür, sanat, sohbet, multimedia, felsefe, eğlence, müzik enstrumanları ve aletleri

Rock Resimleri Metal Resimleri Gitar Resimleri Rock Avatarları Gothic Resimleri Rock Nedir? Yabancı Rock Türk Rock Yabancı Rock Grupları Türk Rock Grupları Metal Müzik Grupları Türk Metal Grupları Rock Müzik Tarihi Rock Müzik indir Metal Müzik Türleri Rock Müzik Türleri Emo Emo Rock Emo Nedir? Türk - Yabancı Rock Biyografiler Punk - Ska Biyografiler Heavy - Power - Thrash Biyografiler Gothic - Doom Biyografiler Black - Death Biyografiler Amatör Grup Biyografiler Diğer Biyografiler



Forum Anasayfa
Cookileri Sil
Powered by phpBB © 2001/8 phpBB Group :: Matrock Tema :: turan tuna

[ Zaman: 0.3218s ][ Sorgular: 34 (0.1107s) ][ GZIP açık - Debug açık ]