Ana Sayfa  •  Forum  •  Arama  •  Seçenekler  •  Gruplar  •  Hesap Aç  •  Hesabınız  •  Kişisel Mesajlar  •  Yeni Konular  •  İletişim  •  Toplist

 •  Radyo  •  Oyunlar  •  Üye Blog  •  Makaleler  •  Şarkı Sözü  •  İndir  •  Linkler  •  Seviye  •  Etkinlikler  •  Yönetim  •  Arşiv  •  Oturum Aç
Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »
Yazar Mesaj
SaTaNiC_DreaMs
Nosferatu
Nosferatu


Yaş: 18
Kayıt: 13.11.2007
Mesajlar: 42
Şehir: eskişehir
turkey.gif
MesajTarih: 25th May 2008, 09:28  Mesaj konusu: Not Ruhuna solmuş aciz kelimeler...
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Çatlak Verdi Sancılar-Kırık Umutlarda

""çatlamış duvarlar anlatabilirmi ruhumdaki karmaşık hisleri
ajitasyonlara sakladığım acı satırlarım anlatırmı beni
solundan kalkmış ruhum bu kadar hoyrat ve dalgalıyken
ne kadar mantıklı açılmak derin hayallere,,kırık bi sandalda-küreksiz""
ahh haykırmak istiyorum kaybolmuş düşlere - sisli uçurumun kıyısından
her birinin adına sövmek istiyorum - içimdeki nefreti kusmak gecenin ardında
yok etmek istiyorum onları - gaz odalarında zehirlemek
beni zehirleyen hayalleri tekrardan başa sarıp sarıp öldürmek
çığlıklarını duymak istiyorum ruhum,uyan bugünde
bak o her zamanki güneş doğuyor,git pencerenin önüne
şafak ayazı soğuktur ruhum bahtaniyeye sarıl
ve sarı gün doğarken bırak kendini derin boşluklara
içimdeki acıların iniltileri yükseliyor - sakın korkma ruhum!
hayallerin sönüyor bak birer birer
ve gün doğuyor arkandan sinsi bir gülüşle
sarılma gözyaşlarına ruhum - çaresizlik bu kolay mı sanmıştın
kıyına vuran dalgaların seni hiç yıpratmazmı sandın
bak. kıvrıştırılmış sayfaların kaldı geride - onları neden unuttun
uzun satırlar uzun uzun kelimeler - ellerinde soğumuş karamsar veda mektupları
kurtardılar mı seni ?? kaderim bu dediğin saçma kısır döngüde - sona yaklaşırken gizlice
kurtardılar mı seni ?? "ve son,elveda düşlerim" diyip sahneyi tozlu rüzgarlara teslim ettiğinde..

--------------------------------------------------------------------------------------

----hayal bulutlarının gölgesinde---

beklemeye değermi hayatı boğulmuşken satırlara
eklemeye değermi umutları üstüne,kaybolmalarına göz yumarak
koyu vadilerinden seslendiğin yaşamını anlatmak, açarmı seni
sessiz-soluk tenine adanmış gözyaşlarında haykırmak...

bak.yıldızlar yok bu gece. hayal bulutlarının gölgesinde
onlarda mı esir düştü hayallere senin gibi
pas tutan kaderlerin yüzlerini görüyorum düş zindanlarında
tek bir sese aciz, umutlara yaralı bakışlar

görüyorum nefreti kir tutmuş insanları - ruhumun kırık aynalarında
daha ne kadar dayanabilirimki içimdeki bu kırıklıklar varken
daha ne kadar sabredebilirim, acılardan sızlayan bedenime saplanan zıpkınlara
ne için şükredebilirim oyuncağın olmuşken bu hayatta

asar beni bütün bu haykırışlar ruhum, sana sessleniyorum..
sar bedenimi ağ tutmuş kaderim sarmadan
kördüğüm olmuş sancılara daha fazla dolanmadan
çöz ellerimi diz çökmüşken kirli düşlere

kokusu geliyor ölümün ruhum, anlat bana
gözlerim bağlı göremiyorum
keskin bir ses geliyor ruhum, anlat bana
ahh.kanlarım dökülüyor bunu hissedebiliryorum
sende terk et beni ruhum, senide istemiyorum ....

-------------------------------------------------------------------------------------------

----Sancılı Kaygılanım----

ruhum kadar soğuktu güneş bu sabah
bedenimi yıpratacak kadar ıssız ve kurak
vuruyordu durmadan çatlamış duvarlarıma
yalnızlığın kollarında çırılçıplak ve hoyratça

mutluluk iksirlerine aldırmadan yaşamın
gözyaşlarına sarılıp uyumak bazen
o soğuk güneşin altında
kandırmadan kendini,kurtar düşlerin ötesinden

gece oldu artık kapanın ebediyete gözlerim
görülebilcek bütün sancılar aydınlıklarda kaldı
kurarken yüreğindeki kırılmış satırların uzun cümlelerini
sal karanlık geceye gözyaşı dolu hecelerle

sevgi iksirlerine aldırmadan yaşamın
kendi kelimelerine yalvarıp susmak isterken
o soğuk-sessiz gecenin sonrasında
yeni bi güne daha küfredip başlamak bazen

-------------------------------------------------------------------------------------------

----bir gökkuşağı görüyorum, karanlığın tonlarında----

bir gökkuşağı görüyorum, yalnızca karanlığın tonlarında
vurulmış gözyaşları öfke çarmahlarına
zalim ve kibirli bakışların altında
kan sıçrar her bir haykırışın vurduğu kayalıklara
kirli katliamlarda yaşamını yitirmiş hecelerin soğumuş cesetleri...

hisseder gibiyim ensemdeki o pis nefesi
koşabilirmisin tanrı, kan dökülmüş tozlu ufuklara
sende acizmisin yoksa, geleceğe kör kahin gibi
bak..sakat kalmış duaların ucunda bedenleri..

kutsayabilirmisin tüm ruhuna yaralı mesihlerini
yetermi kudretin cehennemin cenabet yüzlerinde
yetermi nefesin kara fırtınaların koyu benzine..
siyah dalgaların vurduğu cehennem alevinde
bir gökkuşağı görüyorum, yalnızca karanlığın tonlarında
cennetinde üstünde,sonsuz karanlığa...

-------------------------------------------------------------------------------------------

----tınıları yükleseliyor bedduaların----

beyazın ardındaki karanlık surlar
viran olmuş mezarlığa yükselen ufuklar
bırak gizemini karamsar suların koynunda
ve sal hayatını bir kayboluşun ardına

tınıları yükleseliyor bedduaların
yürüdükçe sarılır göğsüne sancılar
yakmazmı sanıyorsuz bu varlığı
ölümsüzmü sanıyorsun tüm bu rüyaları

sessiz - soğuk vadinin derin yamaçları
sinsice vurur ruhuna karanlık dalgalar
yıkılmazmı sandın duvarlarını
yıkılırken üzerine lanet - kara savaşlar

ölürken bedeninde, üzerinde çırpınan bakışlar
görebiliyormusun onları
ruhun çalınırken yaralı ellerinden
yok edemiyormusun sende onları

-------------------------------------------------------------------------------------------

----Lanet----

Laneti sayıklar koyu tepenin ardında
şeytanca rüyaların ihtiharları
cehennem mağaraları ve puslu vadiler
sis çökmüş gecenin gölgesinde
haykırışlar yükseliyor
siyah kokan bu şehirde
karanlık yüzler var hep
ismi çürümüş çöküntülerde
haykırır mezarında kanayan yaralar
derin karanlıklardan geceye
düş bozumları yaratır kendine
alevin sansürlü hükümdarları
tahtından düşen birileri var
tılsımlı kelimelerle oynayan
kan sarmış bakışlarıyla
kandi gölgesine yalvaran

-------------------------------------------------------------------------------------------

----Düşüyorum Koyu Fırtınalar Okşarken Tenimi-----

karamsarlık hakim bu gece ruhuma
yırtılmış sayfalarımda araken kendimi
gözyaşları kuşatmış tüm saklı hisleri
karalanmış isimlerin ardında-korkakça

derin yaralara tuz basmış gece-sessizce
sancılar sarmış bedenimi benden habersiz
kana bulanan sargı düşleri gene çaresiz
bakışlar sarmış bakışlarımı benden habersiz

en yüksek uçurumlardan salmışım kendimi
kendimden gizlice sürdüğüm bi hayatın uğruna
peşimden koşmuş bütün mitolojik tanrılar- gene kurtulamamışım
onlarda acizmiş farkına varamamışım

düşüyorum koyu fırtınalar okşarken tenimi
kimsenin yetişemeyeceği bir hızla üşüyorum
bedenim soğuk-aciz ve gene gözyaşlarına hapis
düşüyorum kimsenin tahmin bile edemeyeceği bir hızla üşüyorken

gözler geliyor gözlerimin önüne
kalplerini büyük bir zevkle kırdığım - kapakları çatlamış gözler
ahh tanrım ben bunu haketmiyorum.bu kuru bakışlarını al üzerimden
ahh tanrım ben bunu istemiyorum..kirli ızdıraplarını çek artık üstümüzden

ve düştü bedenim ruhum yükselirken sonsuzluğa
derin yırtmaçlar parçalamış düşlerimi-tıpkı 5000 parçaya ayrılmış bedenim gibi
derin sancılar kirletmiş düşlerimi-tıpkı bir bakirenin fahişeyi oynayışı gibi
saklı yaralar parçalamış düşlerimi ...

------------------------------------------------------------------------------------------

------o kadar zormuydu ------

hani ağlardım ya bazı zamanlar
yaralarımı sarardım herkesten gizli
unutmak isterdim ya bende herşeyi
daha anlamını bile bilmeden unutmanın

o kadar zormuydu yalnızlık
o kadar zormuydu hayaller
varlığını bilmeden gözyaşlarının

hani ağlardım ya günlerce
umutlarımı toplardım düştüğüm yerlerde gizlice
unutmak isterdim ya bende herşeyi
sarmayı bile bilmeden düşleri

o kadar zormuydu yalnızlıık
o kadar zormuydu hayaller
varlığını bile bilmeden gözyaşlarının

o kadar zormuydu herşey
o kadar bilinmezmiydi
yaralı umutların son dakikalarında
anlamak o kadar zormuydu

--------------------------------------------------------------------------------

ve gene yok oldum,yok olmak için gelirken hayata...

kokusu geliyor uzaklardan yalnızlığın,soğuk ve ıssız diyarlardan
gömülüyorum kendi varlığıma,her seferinde beni irdeleyen kirli sancılara
sürekli yürüyorum düşlerimin emrinde,çamurlara batıyor tırnaklarım
ölmeyi bile beceremiyorum,rüzgarlardan sızlayan enkazlar altında

hücrelerim sızlıyor hoyrat bakışlı insanların arasında
durmadan sömürüyor varlığımı,yok yere bir hayat uğruna
ağlamak bile çare etmiyor bu acımasız umutlara
sevmeyi bile beceremiyorum,başkalarının yalnızlığında kendimi araken

sarılacak eller,dokunacak gözler var sürekli düşlerde
uğruna yazılacak isimlerde var belkide..bu neye yarar ki
silinmiş yaşam izlerini ararken,kaybolduğum kara derinliklerde..neye yarar
hissetmeyi bile beceremiyorum,yalan yüzlerin arasında

pusulasız bırakıldığım ormanlarda yosun tutmuş kaderim
haykırsam varlığımın farkına varan çıkarmı acaba..
var mıdır benden başkalarıda çaresiz bu hayatta..
ve gene kayboldum,gözlerime min çekmiş oyunlar arasında
ve gene yok oldum,yok olmak için gelirken hayata...

--------------------------------------------------------------------------------

----kandırdım gene dün gece gözyaşlarını-onların aktığı yerlerde sen dolaş diye----

özlemekten çatlamış dudaklarımı sulamanı isterim
tek bir nefesinle yaşama bağlamanı
sürekli uzaklara bakan gözlerimi yakınına getir
ve karış ruhuma hiç ayrılmamacasına

bak kandırdım gene dün gece gözyaşlarını
onların aktığı yerlerde sen dolaş diye
hadi sar ellerinle sana bakan yüzümü
göz kamaştıran ışığın kör etmesin diye

hayaline sarılıp uyurdum geceleri - sen yoktun yanımda
baş ucumda resmine bakardım hep - sen yoktun gene
rüyalarıma girerdin tıpkı ruhuma karıştığın gibi
peki sen yokmuydun yanımda - vardın..
hemde kimsenin yanına gelemiyeceği bi yerdeydin aslında
kalbimin en güzel,en orta yerindeydin - sen hep yanımdaydın
tıpkı benim senin içinde dolaştığım gibi - sen hep yanımdaydın

--------------------------------------------------------------------------------

Evet..Aldattım Dün Gece Seni

acı bir tat vardı dün gece dudaklarımda
eksikliğini hisseder gibiydim soğuk odalarımda
duvarlarıma sarıldım gizlice,sensiz geçen ilk gecemde
kapatmıştım tüm kapıları haykırışlar duyulmasın diye
evet.aldattım dün gece seni - hiç aklıma bile getirmeden

bir anda buluverdim kendimi ılık hayallerde
üşüyen bedenimi sarmanı isterdim oysaki
evet..yalnızlıkla seviştim sensiz geçen ilk gecemde
gözyaşlarıyla karanlık odamın duvarları arasında
aldattım dün gece seni - hiç aklıma bile getirmeden,umarsızca

kapılar vardı belkide aramızda - görebilirdin beni
açmanı isterdim hayallerimize duvar olmuş tüm kapıları
yakalamanı isterdim beni yalnızlıkla aynı yatakta
ama yapmadın-açamadın hiçbir kapıyı bile
bütün sanki anahtarlar sende değilmiş gibi

evet..aldattım dün gece seni - zaten ilk değildi
şimdi başka bir yalnızlıktan başka bir çocuğum var
adını "düş" koyduk - bana yitirilmiş düşler kadar uzak olsun diye
evet..bir kere bile endişelenmeden aldattım dün gecede seni
fakat pişman değilim,tıpkı her hayalde olduğu gibi...

_________________

hissizliğin kıvrımlarında bir damla ter sıcaklığında yalnızlık.
bazen mutluluğu sarar yıkılmış umutları
bazen de ihtiraslı sancıları . . .


Yay Cinsiyet:Bay Yılan ÇevrimdışıSaTaNiC_DreaMs kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
SaTaNiC_DreaMs
Nosferatu
Nosferatu


Yaş: 18
Kayıt: 13.11.2007
Mesajlar: 42
Şehir: eskişehir
turkey.gif
MesajTarih: 25th May 2008, 09:34  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

----Sessiz Ölüm----

nefretimin zincirlerini kırarken yanmış ufkun gün batımındaki sessiz ölüm,
sür izimi sisli-karanlık mezarlığın yosun tutmuş taşlıklarında..
ve iskandinav tabutumdaki yalnızlığımın dert olduğu karanlık güne lanet ederken,
sar ruhumu sisli-karanlık mezarlığın gözyaşlarına boğulmuş taşlıklarında...

fırtınalar koparken ruhumun aydınlık girmemiş odalarında,
karamsar düşlerin intiharları sarsıyordu çürümüş bedenimi..
soğuk gökyüzünden inen birileri vardı yerkaraya,
sonsuz depremler yutuyordu aciz düşmüş bedenleri..

karanlık bir girdap çekiyordu tüm saflıkları içine,
boğuyordu nefret ve acı ile...
aciz yerkara soğuk mezarında titrerken,
karanlık dualar haykırıyordu nefret ve acı ile...

nefretimin zincirlerini kırarken yanmış ufkun gün batımındaki sessiz ölüm,
sür izimi sisli-karanlık mezarlığın yosun tutmuş taşlıklarında..
ve iskandinav tabutumdaki yalnızlığımın dert olduğu karanlık güne lanet ederken,
sar ruhumu sisli-karanlık mezarlığın gözyaşlarına boğulmuş taşlıklarında...


--------------------------------------------------------------------------------
umutlarımı beceriyorum bu gece...

kanlı halüsilasyonlar görüyorum
ellerim titreyen bedeninde bu gece
soğuk ten yanarken sonsuz hayallerde
umutlarımı beceriyorum bu gece
duvarlara vurulmuş kaderler
yatağın dört ucundaki yaralı ipler
ve bekareti kırılmış içtenlikler
ihtirasla, hayalleri beceriyorum bu gece
gül kokulu şehvet sararken her yanı
ruhlar birleşiyor dudaklarda bak bu gece
nedenini bilmeden yatan ürkek bedenler
sancılı arzuları beceriyorum bu gece
gün doğar pencerenin sağ köşesinden
aydınlık vurur gece karanlığına saklanmış yüzlere
olan herşey yerlerde serilidir büyük bir zevkle
dürtüleri becerdim perdenin ardındaki siyah gecede

----------------------------------------------------------------------------------

----aCı éN BüYüK SiLaHıM ----

acı en büyük silahım
vurdum son damlasına kadar nefretin
acı en büyük silahım
akıttım kanını son damlasına kadar kutsallığın
öfkeden ördüğüm duvarlarım
ebedi karanlığımın ortasında bi ada
lanet adımı sayıklar durmadan
ahh dayanamıyorum.çok sinir bozucu
yaklaşmasın kimse bana
dokunmasın nefretli duvarlarıma
kanlarımla yığdığım acı taşlarıma
yaklaşmasın kimse bana
ruhumun karamsarlığa adadığı canlara
aahh.acı benim en saygı değer dostum
yaşam gibi soğuk ellerimde yakar bedenimi
durmadan.hiç aldırmadan
aahh.öfke benim en sevgili arkadaşım
sevişirim durmadan onunla.sadizmin kollarında
aahh durmadan.hayata aldırmadan
ahh..
gözyaşlarım ve kanlarım..
devasa bir okyanus gibi yükselir.
benm aciz-zavallı adama
gelgitler olur ruhumda.sarsılırım durmadan
ahh..
boğuluyrum kurtar beni karanlık..
ve kayıp tanrı
kutsallığın nerede?
aahh..
bu benim yüzüm değil..
mahvettin varlığımı kanlı ellerimle
hükmetmek.bir şeymi sanıyorsun benm zavallı bedenime..
aahh.kayıp tanrı
yüce kutsallığın nerede?
mahvettim varlığımı nefretimle...

------------------------------------------------------------------------------- ---

---korkuyorum ruhum sar bedenimi---

uyuyamıyorum artık
rüyalarıma giriyor kanlı nefretin
ağlamak istiyor zavallı bedenim
korkuyorum ruhum sar bedenimi
gözlerimi kapatamıyorum artık
göz kapaklarım yanıyor
2 damla yaş süzülür yanaklarımdan
korkuyorum ruhum sar bedenimi
çıkmaz sokaklardayım-kayboldum
herşey sıkıcı ve anlamsız
kaçacak yol yok-sürekli dibe vuruyorum
acıyor ruhum sar bedenimi
sonu yokmuş gibi hayallerim
ve galiba kendimi kaybediyorum
kavuruyor yüreğimi amaçsızca bakan gözlerim
üşüyorum ruhum sar bedenimi

----------------------------------------------------------------------------------

---666.Sayfam---

sadist düşüncelerim var
kahpe boş zihnimde
bir kandamlası damlar gözlerimden
siyahı anlattığım günlüğüme
ve bugün 666. sayfamdayım
öldürdüğüm hayallerimin ortasındayım
kan damlaları içinde ürkek bir ruh
ve karanlıkta kör bir beden
ahh!.acı..sadece kan ve acı
sadist arzularımı tetikliyor
ruhum kahkahalarında boğuluyor
onu değil içmek düşünmek bile bedenimi parçalıyor
ve paramparça bedenim
ruhum kaçmak istiyor sanki
kanlı bedenim düşlerimi ister gibi
sanki sadistliğimin içinde melankolik bir ruh gibi
ahh!.acı..sadece düşlerim ve acı
dayanamıyorum onu istiyorum
susmadan adını haykırıyorum
karanlık günlüğümde kayboluyorum
durmadan adını bağırıyorum
ahh!. kan..kan..kan..
yazmak zor gelir artık.
avucumun orta yerinde kanlı bir boşluk
anlatmak zor gelir artık
haykırşılarım tek çözüm belkide
ahh!..
sadece seytanca hayallerim var artık
kanlı günlüğümde..ve siyah zihnimde
sadece ruhumun kanayan yüzünde
karanlıkta haykırdığım tek isimde...

-------------------------------------------------------------------------------------

**ZinCiRLeR aRDıNDa BiR GöLGe**


kırdım ruhumun zincirlerini,
tutsakken ben bu bedende.
rüyalarımda bir şeylerden kaçan siyah gölge.
kan damlar ardından zindanlarıma
umutsuz çığlıkların hala kulaklarımda.
Bir mezarlık şehvetiyle koşar durmadan..
ruhum hala çaresiz ve bedenimde..
sanki kesilmiş bileklerimden akan kan gibi yalnızlığım.
başkalarına göre acınası.
ama bana göre lezzetli..
ahh!artık çok yorgun bu bedenim
neden bağırmıyorsun sonsuza
neden çırpınmıyorsun umutsuzca
ve neden gömüyorsun beni yalnızlığıma
neden?
kanlı nefretinle al ruhumu ve s.git bu bedenden

-------------------------------------------------------------------------------------


----7 Göğe Hüküm Lanetin Ordusu ----


alevler içinde karanlığın kutsal kenti
son şarkılarında belkide
sonsuz ebediyetle
dönecek 10 gün içinde
kayıp sonsuzluk önümüzde
artacak lanetin kudreti
ve yükselecek karanlığın ordusu göğe
(( kayıp sonsuzluk adımlarımızda
yükseliyor lanetin ordusu ))
düşen bir melek var orda
sırtında yedi mızrakla
yararlı bedeni ağarmış kanlarla
şehvetiyle izler onu karanlık
(( kayıp sonsuzluk adımlarımızda
yükseliyor lanetin ordusu ))
kan yağmurları başlar
ölümün ellerinde iyimserlik
ve hiç olmadığı kadar soğuk buralar
korku dolu hançerlenmiş zindanlar
(( kayıp sonsuzluk adımlarımızda
yükseliyor lanetin ordusu ))
artık çırpınacak hiçbir şey kalmadı
kanlı elerde beyazın gözyaları
lanetlenmiş yüzleriyle bakar
karamsarlığın siyah kalpleri
(( kayıp sonsuzluk adımlarımızda
yükseliyor lanetin ordusu ))
kan şarapları içilir durmadan
haykırışlar içinde lilithin ruhu - zevkle
siyahlaşmış ak nehrinde
haykırışlar içinde samaelin ruhu - zevkle
kayıp sonsuzluk adımlarımızda
7 göğe hüküm lanetin ordusu
son çığlığında merhametin...
kararmış bir kanla
7 mızrak sırtında başmeleğin..

-------------------------------------------------------------------------------------

----Rahat Bırakın Beni .. ----

bıktım bütün bu oyunlardan
yalancı sahte suratlardan
başkaları adına dublör olmaktan
rahat bırakın beni..
bırakın da arka planda kalayım
kimsenin farketmediği
kimsenin dikkat etmediği
kimsenin umursamadığı birisi olayım
rahat bırakın beni..
bırakın birazda unutulmuşu oynıyayım
sadece yalnız başına
sadece sahtelerden uzak
sadece kendi hayallerinde boğulmuş birisi olayım
rahat bırakın bendi dedim ya anlamadınız mı!..
siz sahte yaşamınızda durun-bana dokunmayın
siz yalan rüyalarla avunun-beni sakın savunmayın
siz siz lanet olası birisi olun-ben ruhmun olayım
rahat bırakın beni..
bırakın da kendi arzularımla yaşayayım
kimseye hissettirmeden kendime kalayım
sessizce hayallerimden hayallerime dalayım
dokunmayın dedim benim hayal karasularıma
yoksa sizide boğarım..
rahat bırakın beni-dokunmayın dedim
rahat bırakın beni-kendime kendimi adıyayım
rahat bırakın beni-yalnız ruhuma bırakın beni
dedim ya lanet olası-binlerce kez-rahat bırakın beni
nefret ediyorum bu oyunlardan
yalancı ışıklar altında pollyannayı oynamaktan
nefret ediyorum sizlerden-kendimden ettiğim kadar
nefret ediyorum dedim-midemi bulandırıyorsunuz
yalancı ışıklarınız ve siz
kendi aranızda yok ettiniz bedenimi
ruhum özgür neyseki
ve senaryo ellerimde işte-yok edeceğim bedenlerinizde sizleri
hükmedeceğim ruhlarıza-nefesiniz kesilecek sonsuza
başroller değişti,pozisyonlar değişti,senaryo değişti
en başta ben değiştim işte
istediğiniz bu muydu?sorun bi kendinize
bakın!..ben değiştim işte
korkun sadece-göz bebekleriniz irileşinceye dek
korkun sadece-ben ruhlarınızı sonsuza gömene dek
ve bakın..kanlanmış-iri gözbebeklerinizle bakın bana
karşınızda dimdik ayakta duran birisi var işte
elinde kara kaplı bir kitapla
elinde yapılanları unutmayanla
hesap günü geldi işte
yanın en derinlerdeki cehennemimde
yanın ruhunuzla ve sonsuza
haykırışlarlarınız kulaklarımda
hayallerim artık kulaklarımda
çığlıkları içinde varlığınız-yanıyor işte
bedenleriniz kanlarınız içinde yanıyor-korkun işte
ve oyun bu kadardı
değiştirilmiş senaryolarla final bölümü
o en baştaki kötüler artık bir maktülden ibaret
en baştaki masum yüz artık-sadece bir dehşet
ve oyun bu kadardı-bitti işte
geride kalanlar korku ve haykırışlar
ve birde kulaklarımın çınlayışı
Ahh Tanrı"m birileri beni anıyor olmalı
birileri sadist arzularımla nefretimi tadıyor olmalı...
Ahh Tanrı"m çok mutluyum
bir kaç kan damlası akıyor gözlerimin önünde
Ahh Tanrı"m çok huzurluyum
bir kaç kahpe ruh yok oluyor ruhum önünde
Ahh yalancı ruhlar ne oldu
göremediniz mi ileriyi
aa yoksa siz kutsal değil miydiniz
ahh zavallı maktül bedenler ne oldu
çaresiz misiniz
aa yoksa siz sadece bir kaç fahişe bedenden ibaret miydiniz
... .. .

----------------------------------------------------------------------------------

--Kanlı Beden ----


siyah kefene sarılı kanlı beden
gömmeyin ruhumu,kaçamaz derinlerden
düşlediklerim,gözlerimin önünde kaybolur
haykırışlarım şarkılarınız olur
bağırırsınız adımı karanlık sahnelerden
yok olduğum,siyah derinliklerden
ve kabusunuz olur,kanlı bir beden
intikam alır,kirli düşlerinizden
yalancı ışıklarınız ve sizlerden
.
siyah kefene sarılı kanlı beden
ruhunu özler mezarında ağlarken.
siyah kanlar damlar gökyüzünden.
tanrıya karamsar dualarımı ederkn
haykırışlarm boğulur yağmurunda.
kulaklarım patlar çığlıklarmda.
vur beni,hadi öldür lanet olası.
sövdüm durmadan adına.
sövdüm durmadan her bi damlanda
ve yak beni acınası karanlığnda
kır boynumdaki zincirleri kanlarınla
ve kutsa beni,taparcasına
siyah kanlarında boğulurcasına

-------------------------------------------------------------------------------------

----sonunun olmadığını bile bile göz yumarsın sancılara----


sonunun olmadığını bile bile göz yumarsın sancılara
değişmez hiçbirşey monoton hayatında
her yeni günde geçeceğini umarsın
kaygısız gözyaşlarını unutmak istercesine
sıkılırsın en kalabalık yerlerde bile
yalnızlık istersin-o her zaman şikayet ettiğin yalnızlık
bi an için kurtuldum dersin..ama düşününce farkedersin
sonunun olmadığını bile bile göz yumarsın sancılara
görebildiğin herkes sanki kalın bir duvarmış gibi gelir
kurtulmak istersin - ama vurduğun her yumruk acıtır elini
kırdığın her bir taş elbet fırlar kendine
ve sonunun olmadığını bile bile göz yumarsın sancılara
çaresiz gene teslim olursun acılara
yüzünü kapatırsın kendi gözyaşlarından utanırmışçasına
haykırışlardaki şarkılarla avutursun kendini
tıpkı küçük bir çocuğun polyannacılık oynayışı gibi
batan güneşin rengi avutur seni
zor gelir artık yazılara kanmak
dökemez olursun kendini kelimelere
konuşamazsın tek birşey bile
acı büyüdükçe cümlelerin kısalır-kısalır-kısalır
ve sonunun olmadığını bile bile göz yumarsın sancılara
yere düşer ellerinde soğumuş şarap kadehi
yaslanırsın duvarlara-acizsin gene
ama üzerine yıkılır kelimelerinle çatlattığın duvarlar
ve sonunun olmadığını bile bile göz yumarsın sancılara
dönmek istersin gene çocukluğuna
ve gene sonunun olmadığını bile bile göz yumarsın sancılara ...

---------------------------------------------------------------------------------

--düşlerimizin katili ayrılık--


acılarımızı unutturdu birer birer
bazen de sağlam bi yumruk gibi yüzümüze vururdu
kimi zaman özlettirirdi ya ölüme meydan okuturcasına
işte o şeyin tarifi yoktu

anlatırdın ya hep kendi kendine geçmişi
güzel bir gün batımının neşesini
sonrada hatırlatırdı ya sana tekrar karanlık geceyi
işte o şeyin tarifi yoktu

anımsardın hep eski aşkları-için geçerdi birazda
asıl nedenini bile bilmeden söyletirdi ya kendine 'bu akşam içmeliyim' diye
ve vurdururdu şişelerin dibine eline birşey geçecekmiş gibi
işte o şeyin tarifi yoktu

ertesi gün veya birkaç gün sonra tekrar eserdi aklına - neşen kaçardı tekrar
hani? ne oldu? bak unutamadın gene geçmişi?
ahh evet evet, ben söylemiştim ya o şeyin bi tarifi yoktu diye
kandırdım,koca bir yalandı - o şeyin bi tarifi vardı
o şey dediğimiz düşlerimizin katili ayrılıktı

---------------------------------------------------------------------------------

---affetmek mi yoksa affedilmeyi beklemek mi ----


her haykırışın ardında kalmış ismin
tarihin boyunca soğuk sürgünlerde
sevgi kuşatmaları esir almış düşüncelerini
çamurlu siperlerinde affetmek mi yoksa affedilmeyi beklemek mi

anlamsız hislerin kurbanı olmuşsun
derin uykular sarıyor yalnız geçen gecelerini
yabancı bir sesin bile neşesini kimse veremezken
kendi haykırışlarına zincirlenmiş ağlıyorsun

hayallerin var aklında unutmak istediğin
uçurum kenarında güneşin batışına gömmek istediğin
bazı kelimeler var aklında yazılara dökmek istediğin
soğuk bir kalemin ucunda - kenarı yanmış kağıtlara

karakterler yetermiydi ruhundaki kargaşaları anlatmaya
haykırmak son çareydi senin için belkide
sis vurmuş uçurumun kenarında - düşlerinden derin bir boşluğa
haykırmak son çareydi belkide - gözyaşlarını bırakıp ismi karalı kağıtlara

şimdi unutulmaya yüz tutmuş bir resmin kaldı geride
kenarları yakılmış,içki şişelerinin yanında
ve çatlamış duvarların ümitsizliği sızdırken içeriye
affetmek mi yoksa affedilmeyi beklemek mi

---------------------------------------------------------------------------------

----çok acıtırdı değilmi----


yalnız zamanların sancıları yakardı yüreğini
kör bir neşter darbesi vurulurdu sanki
hiçbir anesteziye gerek bile duymadan
fakat hepsinin üstünde olan´ unutulmanın vurduğu sancıydı
çok acıtırdı kalbini değilmi - tahmin edebileceğinden daha çok

krizler gelirdi arasıra - haplar diriltirdi beyninin ölü hücrelerini
marihuanalara sarılırdın yalnızlık özleminde
pencerenin ardındaki ışık uğruna cama vuran kelebek ne hatırlatırdı sana
anlam veremezdin.. bir kez daha vururdun başını duvarlara
çok acıtırdı değilmi - tahmin edebileceğinden daha çok

sessizliğe solmuş hücrelerin isyan etmeye başlardı
artık yeter!.. artık yeter!.. artık yeter!..
hırçınlık verirdi´ sanki ruhun daha öncelerden sakinmiş gibi
yıkardın etrafındaki herşeyi - kırardın hatırlayamadığın bütün isimleri
çok acıtırdı dostluk hissini değilmi - tahmin edebileceğinden daha çok

çıkış aradın hep- belkide usulca bir kaçış
metal yetermiydi sinirini atmana - bir jilet veya bir gecelik ilişki yetermiydi
öldürmek istediğin bütün saklı hislerinden kurtulmak için..
kendi zındanlarında,kendi esaretin altında yaşamak yetermiydi
zamanla ağ bağlamış yaralarına sarılıp uyumak - istediğin halde bir çıkış bulamamak..
çok acıtırdı değilmi - tahmin edebileceğinden daha çok...

---------------------------------------------------------------------------------

----beni uçurum kenarına sürükleyin-----

tek bir kelime bile etmeyin hayallerim
sonu olmayan kaybolmuşluğum adına
tek bir şey bile söylemeyin düşlerim
sonu olmayan yalnızlığım adına
onlar yeterince kelimelerini söylediler
yüzüne vurulabilcek en büyük kelimeler
tükenmiş umutların varlığından haberdarlar
bak onlar seni senden iyi görüyorlar
onlar yeterince kelimelerini söylediler
her uçurum kenarına sürüklenen bi umut
doldurur gözyaşlarını hayalindeki kanlı nehirlere
unutması gereken şeyler var belkide
her bir damlanın tozlu yerlere düşerken seni unuttuğu gibi
tek bir kelime bile etmeyin hayallerim
tükenmiş yaşantınız bana dokunmasın
tek bir şey bile söylemeyin düşlerim
uçurum kenarına sürükleyin
beni uçurum kenarına sürükleyin
her yeni gün batımı-her yeni düş bozumuysa
boş rüyaların peşini-boş amaçlar kovalıyorsa
bu kimin suçu sizce ??
uçurum kenarına sürükleyin
beni uçurum kenarına sürükleyin
kırık cam parçalarına sorsam anlarmı hislerimi
onlarda önceden bir bütün değilmiydi
şimdi parçalanmış ruhum gibi değilmi
uçurum kenarına sürükleyin
beni uçurumun kenarına sürükleyin
uçurum kenarına sürükleyin beni hayalleri uçuran rüzgarlar
beni uçurumun kenarına sürükleyin
uçurum kenarına sürükleyin beni rüzgarlar
gözyaşlarımı okşarken serin esintilerle beraber
beni uçurum kenarına sürükleyin
ve bir daha anmayın tükemiş ismimi
beni sisli uçurumun kenarına sürükleyin
ve bir daha anmayın tükemiş ismimi
uçurumun kenarına sürükleyin


---------------------------------------------------------------------------------

----karanlık izdiham----

mezarlığın ufkundaki sisli şafak
yosun tutmuş taşlıkların ardında
ağlayan iniltilerin loş ışığı
ve diz çöker yaşlı bakışlarıyla aydınlık
bataklığın ufkundaki fısıltılı haykırışlar
yakılan hayallerin kan kokusu çok yakın
çeker kendine sisli-sonsuz karanlık
ve diz çöker yaralı bakışlarıyla saflık
karanlık izdiham - karanlık izdiham
sessiz haykırışların sisli mezarlığında
karanlık izdiham - karanlık izdiham
kanayan yüzlerin aciz bakışlarında
mutluluk elbisesine sığınan yalnızlık sarar dört bir yanı
duyacak kimseler yok belkide bu karamsar haykırışları
şimdi eskimiş bir kitabın büyülü sözlerinde
mitolojik bir Tanrı'nın hayali bakışları
çapraşık bir toplumun yaşam izleri
karabasan gölgesi kadar esrarengiz seviçleri
kimsesizliğe bürünmüş isimler dolanır ortalıkta
bedenine solan ruhların eskimiş ülkesi
karanlık izdiham - karanlık izdiham
sisli mezarlığın ufkundaki fısıltılı haykırışlar
karanlık izdiham - karanlık izdiham
bedenine solan ruhların eskimiş ülkesi

---------------------------------------------------------------------------------

---kanlı ruhların haykırdığı eski şehir---

ölüm kokusu,çürümüş cesetler
yaşamdan soyutlanmış kaderler
unutulmak tek çare belkide
ölümün perdelendiği bu siyah yerde
nefretin görüntüsü mide bulandırıcı
yarım kalmış hayatların kırıntısı
kangren damarlarda asi bir parazit gibi
kanlı ruhların haykırdığı eski bir şehir
çığlıklar yükselir ilerledikçe
kulakların seni iter gürültüye
karanlık yükselir durmadan
ruhun ölüme biter ilerledikçe
kanlı ruhların haykırdığı nefretli şehir
kanlı ruhların haykırdığı eski şehir
yanan mumların arasındaki kurban gibi
irileşmiş gözbebekleri korku dolu ve ölüme istekli
kanlı ruhların haykırdığı eski şehir
kanlı ruhların haykırdığı aciz şehir
ayin ortası şeytan hayali gibi
kızıl gök-meydan ve cehennem alevi
ölüm kokusu,çürümüş cesetler
yaşamdan soyutlanmış kaderler
unutulmak tek çare belkide
ölümün perdelendiği bu siyah yerde
tatlı kurbanlar-kan kokusu
ölüm izlenimi ve şeytanca hayaller
ters çarmahlara çivilenmiş mesihler
ölümün perdelendiği bu siyah şehir
hüzünlü gözyaşlarından bir nehir
kara pelerinin ardındaki kir
burada unutulmak tek çare belkide
harabe kıyafetleriyle siyah bir şehir
kanlı ruhların haykırdığı nefretli şehir
kanlı ruhların haykırdığı eski şehir
yanan mumların arasındaki kurban gibi
irileşmiş gözbebekleri korku dolu ve ölüme istekli
kanlı ruhların haykırdığı eski şehir
kanlı ruhların haykırdığı aciz şehir
ayin ortası şeytan hayali gibi
kızıl gök-meydan ve cehennem alevi

---------------------------------------------------------------------------------

-----karanlık vadinin hasatçısı-----

hayallerinin ortasında varolmuş bir diken
kan kokusu ve sis tortusu
karanlık gölgeler gezer durmadan
iskandinav gizemi karanlık vadi
çelik tırpan vurur boyunlara
ve kesilmiş - buruk bedenler
ruhlarını yakala,ruhlarını yakala
acizliklerini eğ ayaklarının altına
karanlık vadinin hasatçısı
karanlık vadinin hasatçısı
ateşli pentagramları dödürür
karanlık vadinin hasatçısı
karanlık vadinin hasatçısı
çelik tıpran vurur aciz boyunlara
kanlı bir infaz, zalim bir oyun
psikolojik bir bunalım ve manyaklığın eseri hayaller
ekilmiş ruhlara kötülükler,toplar onu
karanlık vadinin hasatçısı
ışık girmemiş kalpler
kırılmayı bekleyen kapılar
ve hücrelerinde boğulmuş düşünceler
dört bir yana yayılır şehvetli black metal
karanlık vadinin hasatçısı
karanlık vadinin hasatçısı
korur ölü vadinin kan kokusunu
karanlık vadinin hasatçısı
karanlık vadinin hasatçısı
çelik tıpran vurur boyunlara

---------------------------------------------------------------------------------

----Lanetli Mahzen----

hapsoldum bu bedene
göremiyorum hiçbirşeyi
boyası kazınmış duvarlarım
ah sadist hayallerimle çok yalnızım
soğuk bir neşter var
şimdi düşlerimin ucunda
sihirli bir kaç kelime dökülür
aydınlıktan uzak lanetli mahzenimde
ve sonsuz aydınlııık
gir kapılarımdan içeri
yok olsun çaresizlik ve boş rüyalar
gir kapılarımdan içeri
yok olsun damlalar ve kanayan yaralar
ve gir kapılarımdan içeri
mahvolsun lanet beddualar
unuttuğum isimler gelir hep
sis çökmüş kalbimdeki mahzenlere
bir seri katil günlüğünden dökülür sanki
ölüm teorileri çizerim cılız bileklerime
kanlı halisülasyonlar gelir gözlerimin önüne
soğuk-karanlık işkencelerle
nefret ettiğim yüzler var hep
ellerimin altındaki giyotin keserinde
ve sihirli bir kaç kelime dökülür kanlı dudaklarımdan
kesilmiş kelleler var önümde
boyası kazınmış duvarlarıma sıçramış kanlarıyla
aydınlıktan uzak lanetli mahzenimde
ve sonsuz yok olmuşluk
gir kapılarımdan içeri
yok olsun gülüşler ve tatlı rüyalar
gir kapılarımdan içeri
yok olsun bütün yalancı suratlar
ve gir kapılarımdan içeri
mahvolsun bu lanet dualar


---------------------------------------------------------------------------------

----unut gözyaşlarını ruhum-sakın ağlamaa----

paslı zincirlere vurulmuş yaşamın
ters çarmahlarda umutsuz bakışların
kan damlar ellerinden ruhum
demir parmaklıklar ardı-soğuk zindanlar
sakin bir ışık gelir dışarıdan
hapsolmuş kelebek çarpar duvarlara
yaklaşır durmadan-gözyaşlarıyla
mahkûm ruhum çarpar vücuduma
bataklığın tam ortasında
acımasız ısırgan
bırak onu ellerime
sonsuz aydınlık beni çağırıyor
bırak onu-bırak ellerimee
sonsuz aydınlık beni çağırıyor
bırak onu-bırak ellerimee
gözyaşlarıyla beni istiyor
...
öfkeli bağırışların kulaklarımda
çınlar kayıp zındanlarımda
unut ışığı ruhum-ağlama
gözyaşların zındanlarımda
bırakıp gitmedimi seni
yolun ortasında
tam sarılacağın zamandaa
tam bırakmayacağın zamanda
unut ışığı ruhum-sakın ağlama
öfkeli bağırışların kulaklarımda
çınlar kayıp zındanlarımda
unut ışığı ruhum-sakın ağlama
gözyaşların zındanlarımda
sakin bir ışık gelir dışarıdan
hapsolmuş kelebek çarpar duvarlara
yaklaşır kan dolu yaralarıyla
unut gözyaşlarını ruhum-sakın ağlama

---------------------------------------------------------------------------------

_________________

hissizliğin kıvrımlarında bir damla ter sıcaklığında yalnızlık.
bazen mutluluğu sarar yıkılmış umutları
bazen de ihtiraslı sancıları . . .


Yay Cinsiyet:Bay Yılan ÇevrimdışıSaTaNiC_DreaMs kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
LYCAN
Brujah
Brujah


Yaş: 24
Kayıt: 23.05.2007
Mesajlar: 1102
Şehir: istanbul
turkey.gif
MesajTarih: 28th May 2008, 12:31  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

herbiri birbirinden güzzel zarif anlatımlar ellerine ,yüreğine sağlık...

_________________
Image

Aslan Cinsiyet:Bay Sıçan GizliLYCAN kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderMSNM
gitarmelegi
Nosferatu
Nosferatu


Yaş: 18
Kayıt: 02.06.2008
Mesajlar: 1

columbia.gif
MesajTarih: 2nd Haziran 2008, 15:11  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

lanetli mahzen çok hoş Cute


Boğa Cinsiyet:Bayan At Çevrimdışıgitarmelegi kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
Rock
turaN tuNa
turaN tuNa


Yaş: 21
Kayıt: 01.11.2006
Mesajlar: 1368
Şehir: Cehennemin Dibinden !
suriname.gif
MesajTarih: 2nd Haziran 2008, 16:46  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

böyle şiir severleri sitemizde görmek güzel.

_________________
admin (at) matrock.net

Boğa Cinsiyet:Bay Kedi ÇevrimdışıRock kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etAIMYIMMSNM
By.Metall
Uyarı : 1
Nosferatu
Nosferatu


Yaş: 20
Kayıt: 26.05.2008
Mesajlar: 22
Şehir: İstanbul
turkey.gif
MesajTarih: 2nd Haziran 2008, 20:08  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Bu Siiiri Spacesime Koymam Lasım ... Tsk..SaTaNiC_DreaMs


Balık Cinsiyet:Bay Ejderha ÇevrimdışıBy.Metall kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderMSNM
SaTaNiC_DreaMs
Nosferatu
Nosferatu


Yaş: 18
Kayıt: 13.11.2007
Mesajlar: 42
Şehir: eskişehir
turkey.gif
MesajTarih: 8th Haziran 2008, 09:00  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

saolun saolun ... al abi al benim spaceste fazlasıyla var zaten Grin

_________________

hissizliğin kıvrımlarında bir damla ter sıcaklığında yalnızlık.
bazen mutluluğu sarar yıkılmış umutları
bazen de ihtiraslı sancıları . . .


Yay Cinsiyet:Bay Yılan ÇevrimdışıSaTaNiC_DreaMs kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
aiiSeL
Malkavian
Malkavian


Yaş: 17
Kayıt: 19.12.2007
Mesajlar: 312
Şehir: bilen varsa söylesin ?!
turkey.gif
MesajTarih: 11th Haziran 2008, 18:57  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

hepsi birbirinden güzel..tsk paylastigin icin =)

_________________
Siyah kelebekLerim uçar deLice . . ahım öLüme kadar . .




Balık Cinsiyet:Bayan Keçi GizliaiiSeL kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
SaTaNiC_DreaMs
Nosferatu
Nosferatu


Yaş: 18
Kayıt: 13.11.2007
Mesajlar: 42
Şehir: eskişehir
turkey.gif
MesajTarih: 26th Haziran 2008, 07:59  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

sarılıp uyurken yalnızlığına
sessiz kalmakmı istersin haykırışlarına
aciz-korkak gibi titremelerin sararken tenini
ağlamakmı istersin geçmişin koynunda

derin sancılar kaşırken yaralarını
daha da derine saplanır, o uzun tırnaklar
yakar,kanatır göstermeye kıyamadığın ruhunu
yere düşen her bir hayalin çığlıkları vururken kulaklarına

bir gece daha biter hiç kapanmamış gözlerinin önünde
tek bir yudum içilmemiş şarap kadehi ve bir sigara dumanı önünde
gün ışığına solan karanlığı izlersin
o dakikalarla yok oldukça, sen saniyelerle bitersin

tek bir satırın kalmaz geride
gece duvarlarına kazıdığın isimleri okursun gün ışığında,sessizce
herbiri yaralar tekrar seni.çarpar gözüne hayat yumrukları
afallar kalırsın ortada

kilitli kaplarından kaçmaya çalışırsın ama kurtulamazsın
atlamak istersin en yakın pencereden
ama gözün yemez tekrar düşmeyi uçurumlara

vurursun ruhuna en zehirli şırıngaları
bitiremediğin şarapları dikersin peşisıra
marıhuanalar çekersin durmadan
kalp atışların hızlanır aşık olmuş gibi

ona koşuyor gibi hissedersin. her adımda dünyalar seninmiş gibi
bir adım daha, bir adım daha, bir adım daha ...
ve yolun sonuna gelirsin
son kez açıp kapatırsın kızarmış göz kapaklarını

son bir damla akar gider,tutamazsın
belki bi hayal umuduyla bir kez daha bakarsın kilitli kapılarına
üzülürsün ve atlarsın
aşık olduğun ölümün koynuna, sessizce...


----------------------------------------------------------------------

devriliyor umutların üzerine karamsarlık
yakalayabilirmisin onları, kaçarken yakalarından
koşabilirmisin ??. bakışlar senden kurtulmaya çalışırken
yetişebilirmisin hayallere, yok olmuşken ufuk çizginde

ve kendi izlerini takip edemez olmuş yüreğin
kendi var ettiğin dünyanda kaybolmuşsun
evet..bedenin genç ama ruhun çok yorgun
zorlama, yeter.. daha ne kadar dayanabilirsinki zaten krizlere
bırak giden gitsin yok yere
yalvarma peşinden koştuğun sahte hayallere
gerçekliğini öldürmüş en adi geleceklere...

_________________

hissizliğin kıvrımlarında bir damla ter sıcaklığında yalnızlık.
bazen mutluluğu sarar yıkılmış umutları
bazen de ihtiraslı sancıları . . .


Yay Cinsiyet:Bay Yılan ÇevrimdışıSaTaNiC_DreaMs kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
SaTaNiC_DreaMs
Nosferatu
Nosferatu


Yaş: 18
Kayıt: 13.11.2007
Mesajlar: 42
Şehir: eskişehir
turkey.gif
MesajTarih: 13th Temmuz 2008, 08:00  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

sadece ölüyorum...


sır olsun bakışlarım ardımda kalan
elveda yaşam, gidiyorum buralardan.
karanlık sokaklarıma doğru yol alan,
sonu bahtsız bir bedevi gibi..

kara bir kabus sonrasında, gene
buz kesmiş gözyaşlarım
ve alev alev yanan göz kapaklarımla
ben sadece ağlıyorum.

derinliklerim hapsediyor gülüşlerimi
somurtkan bakışlar kazıyor duvarlarımı
tükeniyorum sessiz haykırışlarımın arasında
ne olabilirki, sadece bitiyorum

ellerimiz bağlanmış ruhum
en kötü işkencelere maruz kalmışız
gözlerimizden geçebilecek bir film şeridi bile kalmamış
senaryolar yok,oyuncular rüya ve biz
sadece merhum görünümündeyiz

ve sınırına dayanmışız yaşamın,
karşı kıyılardan azrail sesleniyor durmadan.
"ne var lan,geliyoruz işte" demek geliyor içimden
diyemiyorum..
o kadarda kolay değilmiş gibi..
ama ben sadece ölüyorum
tıpkı her zamanki gibi
ben gene ölüyorum
tıpkı dün olduğu gibi...

---------------------------------------------------------------------------

bir başıma


hiç bir umut yok artık
nerede kaçışlar, nerede çıkışlar
sırtımı yasladığım o insanlar
sorarım kimsesizliğime nerelerdeler

yalnızlığımla bir başıma
kapkaranlık bir odada
yüzüme vurur durmadan
adını unuttuğum ruyalar...

kırıklıkların ardında kalan parçalarım
ve gerilerde bıraktığım yaşama sevinçlerim
bu kadar istekliyken hayallere
aklımdaki boşuklarla savaşmak neden...
sadece tek bir sorum var çaresizliğim
neden....

derin yaralarımla bir başıma
soğuk titremelerim saplanırken ruhuma
gözyaşlarımın arasında gizlice damlar durmadan
adını unutmak istediğim tüm duygular...

bırak, dokunma
onlarda gitsinler birer birer
artık tek dayanağım, yüreğimi yasladığım bu çatlamış duvarlar
onlarda zaten sesimi duysalarda hep suskunlar

dedimya! bırak, dokunma..
ben sancılarımla bir başıma
ruhumsa ben olma arayışında
yaşamanın ve ölmenin arasında.

_________________

hissizliğin kıvrımlarında bir damla ter sıcaklığında yalnızlık.
bazen mutluluğu sarar yıkılmış umutları
bazen de ihtiraslı sancıları . . .


Yay Cinsiyet:Bay Yılan ÇevrimdışıSaTaNiC_DreaMs kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
tisi.moje.haykom
Uyarı : 1
Nosferatu
Nosferatu


Yaş: 17
Kayıt: 06.07.2008
Mesajlar: 23
Şehir: ayvalık
turkey.gif
MesajTarih: 13th Temmuz 2008, 11:20  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

paylaşım için saol hepsi güzeldi Crazy

_________________
n3 k@LDı b@k 3ll3r!md3 b!L!y0RuM GülüY0rsun
h3r @dıMınd@ d3r!n3 ÖLüy0ruM...!

Yay Cinsiyet:Bayan At Çevrimdışıtisi.moje.haykom kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
SaTaNiC_DreaMs
Nosferatu
Nosferatu


Yaş: 18
Kayıt: 13.11.2007
Mesajlar: 42
Şehir: eskişehir
turkey.gif
MesajTarih: 21st Temmuz 2008, 08:34  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

savaşlarım

benim hükümdarlıklarım
benim galibiyetlerim
geçmişe gömülen en derin hissizliklerim
ve yükselen surlarımdan sızan sancılar

kanlı savaşlarımdan geride kalanlarım
yaralara sarılmış kabus dolu uykularım
soğuk - gürültülü ve asi bulutların gölgesinde kıvranan
aciz ruhumun aciz kırıntıları

ve kazanabildiklerim.. en büyük hiçtenliklerim
sahip olabildiğim mi?
en büyük çaresizliklerim.
kılıçların, asaların ve kutsanmışlıkların uğruna...

sadece haketmediklerim
ne öldürmelerden çalabildim
ne de yok etmelerden
sadece ruhum ve bedenim benim
sadece
iki dünya arası gidip gelmelerim..

_________________

hissizliğin kıvrımlarında bir damla ter sıcaklığında yalnızlık.
bazen mutluluğu sarar yıkılmış umutları
bazen de ihtiraslı sancıları . . .


Yay Cinsiyet:Bay Yılan ÇevrimdışıSaTaNiC_DreaMs kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Deathlike
Genel Moderatör
Genel Moderatör


Yaş: 16
Kayıt: 09.09.2007
Mesajlar: 538
Şehir: İstanbul
yugoslavia.gif
MesajTarih: 21st Temmuz 2008, 11:30  Mesaj konusu:  (Başlık yok)
Tek Mesaj
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Ellerine emeğine sağlık süperler Happy

_________________
BENİM ESERİMDİR..! HappyHappy


Sadece kayıtlı üyeler linkleri görebilir!
kayıt ol veya giriş yap


Yay